Tekstilden Vazgeçme Lüksümüz Yok

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, tekstil sektörüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Burkay, “Yıllık 30-35 milyar dolarlık ihracat katkısı ve 1 milyona yaklaşan istihdam gücüyle tekstil, ekonominin temel taşlarından biri. ‘Bitti, bitiyor’ denilen bu devasa sektör, bugün halen dünyanın en güçlü markalarının en güvenilir iş ortağı konumunda. Yüzyıllara dayanan bu kazanımlarımızı kaybetme lüksümüz yok.” dedi.

Bursa Business School’da gerçekleştirilen Meclis Toplantısı’nda konuşan Başkan Burkay, küresel ölçekte dengelerin hızla değiştiğini, iş dünyasının bu dönüşüme uyum sağlamak zorunda olduğunu belirtti. Bir tarafta teknolojinin üretim modellerini değiştirdiğini, diğer tarafta tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiğini belirten Başkan Burkay, “Yapay zekâ, veri ekonomisi, yeşil mutabakat, savunma ve uzay teknolojilerindeki gelişmeler artık gündelik hayatın parçası haline geldi. Böyle bir çağda şirketlerimizi dünün refleksleriyle yönetemeyiz. Bilgiye yatırım yapmadığımız takdirde ağır bedeller ödeyebiliriz. İşletmelerin en büyük sermayesi artık fiziki varlıkları değil, bilgi birikimi ve adaptasyon kabiliyetidir.” dedi.

Tekstilde Yeni Teknolojilere Adapte Olacağız

Küresel ölçekte tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu kritik dönemde, kentin üretim kaslarını bir üst lige taşıma kararlılığında olduklarını ifade eden Başkan Burkay, stratejik dönüşümün lokomotif sektörlerdeki etkisine değindi. Başta tekstil ve hazır giyim olmak üzere emek yoğun kolların ciddi bir darboğazdan geçtiğini ancak bu alanların ekonominin omurgası olmaya devam ettiğini hatırlatan Burkay, yıllık 30-35 milyar dolarlık ihracat katkısı ve 1 milyona yaklaşan istihdam gücüyle tekstilin ekonominin temel taşlarından biri olduğunu ifade etti. “Bitti, bitiyor” denilen bu devasa sektör bugün hâlâ dünyanın en güçlü markalarının en güvenilir iş ortağı konumunda. Yüzyıllara dayanan bu birikimi kaybetme lüksümüz yok.

“Geleneksel üretim gücümüzü teknik ve fonksiyonel tekstillerle harmanlayarak sektörü daha üst bir lige taşımak zorundayız.” ifadelerini kullandı.

BUTEKOM Katma Değerli Üretime Geçişe Rehberlik Ediyor

Bursa ve Türkiye’nin tekstilde dünyanın en köklü üretim merkezleri arasında yer aldığını belirten Burkay şöyle devam etti: “Bizim bu kazanımlarımızı kaybetme lüksümüz yok. Yapmamız gereken; yeni iş modellerini hızla sistemimize entegre etmektir. Geleneksel üretim gücümüzü teknik ve fonksiyonel tekstillerle harmanlayarak sektörü çok daha nitelikli, dirençli ve vazgeçilmez bir küresel güce dönüştürmeliyiz. BUTEKOM bünyesindeki Türkiye’nin en büyük mükemmeliyet merkezleri, konvansiyonel üretim yapan firmalarımızın teknik alanlara geçişinde önemli bir itici güçtür. Bu stratejik dönüşümle tekstil başta olmak üzere tüm üretim değerlerimizi çok daha nitelikli, dirençli ve küresel ölçekte vazgeçilmez bir konuma taşıyacağımıza inanıyorum.”

Ortak Akıl ve Dayanışma En Büyük Gücümüz

Bursa iş dünyasının güçlü bir dayanışma kültürüne sahip olduğunu belirten Burkay, “Odamızın son yıllardaki en önemli kazanımlarından biri ortak akıl iradesidir. Farklı görüşleri aynı masada buluşturabilme olgunluğumuz var. Bursa iş dünyasının ortak menfaatini kişisel önceliklerin önüne koyabilme iradesine sahibiz. Bu meclis her zaman birlik ve beraberliğini en güçlü şekilde ortaya koydu. Bu duruşu koruduğumuz sürece Bursa’mızın potansiyelini daha ileri taşıyacağımıza yürekten inanıyorum. Dağınık duruşlar zayıflık üretir, ortak duruş ise güç üretir. BTSO’nun en büyük sermayesi işte bu birlik ve beraberlik ruhudur. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da 60 bini aşkın üyemizin yanında olmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

Orta Doğu’daki Gelişmeleri Yakından Takip Ediyoruz

İran-ABD-İsrail hattında yükselen jeopolitik gerilimin küresel ekonomi ve reel sektör üzerindeki etkilerine de değinen Başkan Burkay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bölgede barışın bir an önce tesis edilmesi ve istikrarın sağlanması adına yürüttüğü dengeli ve çok boyutlu dış politikanın Türkiye ekonomisi açısından stratejik önemde olduğunu belirtti. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, “Küresel belirsizliklerin arttığı bu dönemde, diplomasi merkezli yaklaşımın hem ticaretin sürdürülebilirliği hem de yatırım güveni açısından güçlü bir güven kalkanı oluşturuyor. Temennimiz, bölgede bir an önce barışın sağlanmasıdır. Küresel fırtınaların yaşandığı bir dönemde, üretmeye, yatırım yapmaya ve Bursa’nın Türkiye ekonomisine sağladığı katma değeri büyütmeye kararlılıkla devam edeceğiz.” dedi.

Enerjide Maliyet Baskısı Artıyor

Brent petrol fiyatının kısa sürede 75 dolardan 100 dolar seviyesine çıktığını, bu artışın enerjide yüzde 30 ila 50 arasında maliyet baskısı anlamına geldiğini ifade eden Başkan Burkay, fiyat dalgalanmalarına rağmen, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın maliyet artışlarını mümkün olan en düşük seviyede vatandaş ve sanayiye yansıtma yönündeki politikalarının son derece kıymetli olduğunu ifade etti. Bu yaklaşımın üretim istikrarı, rekabet gücü ve enflasyonla mücadele açısından kararlılıkla sürdürülmesi gerektiği dile getiren Burkay, “Dünyanın şah damarı olan Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinin durma noktasına gelmesi, arzı ciddi şekilde daraltmıştır. Küresel dengeler bu gelişmelerle birlikte yeniden şekillenmektedir. Günlük 21 milyon varil petrolün geçtiği bu rotada sevkiyat yüzde 87 azaldı. Küresel arzın bir anda 8-10 milyon varil aşağı çekilmesi, sanayicimizin enerji faturasını ve nakliyecimizin navlun maliyetini doğrudan vurdu. Bu küresel fırtına, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizi de çetin bir sınavla karşı karşıya bırakıyor.” diye konuştu.

Türkiye’nin Denge Politikasını Destekliyoruz

Başkan Burkay, Türkiye’nin pandemi sonrası dönemde 3 yıldır enflasyonla kararlı bir mücadele yürüttüğünü belirterek, “En büyük beklentimiz, yakın coğrafyamızda yaptırımlardan kaynaklanan engellerin ortadan kalkmasıdır. Barışın sağlanması ve anlaşmaların devreye girmesi büyük önem taşıyor. İran’ın da yaptırımlardan kurtulması, Türkiye’nin komşularıyla ticaretini ciddi anlamda destekleyecektir. Bir diğer beklentimiz ise girdilerimizde kamunun daha sağduyulu davranarak üretim maliyetlerini düşürecek süreçleri başlatmasıdır. Hedeflerin tutturulabilmesi en büyük arzumuzdur. Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde, başta Rusya-Ukrayna savaşı olmak üzere gelişen tüm olaylarda Türkiye denge merkezi konumunda yer aldı. Bu savaşta da denge politikasıyla savaşın bir an önce bitmesi için ciddi temaslarda bulunuluyor. Bizler de başta TOBB olmak üzere ilgili kurumlar ve bakanlıklar nezdinde reel sektörümüzün taleplerini gündeme taşımaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Similar Posts

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir